TARİH İÇİNDE BEYOĞLU

CUMHURİYET ÖNCESİ

Beyoğlu Bölgesi, batı örneklerinden farklı olarak, ekonomik dinamiklerin yanı sıra farklı dönemlerin politik ve ideolojik önceliklerinin etkisi altında önemli dönüşümlerden geçmiştir. 19. Yüzyılda kentin yeni merkezi olarak gelişen ve geleneksel merkezden ayrışan Beyoğlu’nun toplumsal ve mekânsal dönüşümü dönemler itibarıyla incelenmiş ve bu dönüşümü belirleyen farklı dinamikler sorgulanmıştır.
  • 16 yy
  • 1600'ler

    VE SONRASI... BEYOĞLU'NDA İLK ELÇİLİKLER


    16. yüzyıla kadar köşkler ve üzüm bağlarına ev sahipliği yapan Pera'nın bugünkü görünümüne kavuşmasında önce Galata’da, ardından Pera ve Taksim'de açılan elçilikler önemli rol oynamıştır. İlk olarak Cenovalılar İstanbul’un fethinin ardından Çemberlitaş'tan Galata'ya taşınırlar. 1628 yılında ise bugün İtalyan Başkonsolosu’nun ikametgahı olarak kullanılan bina Venedik elçiliği olarak hizmet vermeye başlar.

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1695

    BEYOĞLU'NUN EN ESKİ ELÇİLİK BİNASI


    İtalya Başkonsolosluğu binası, 1695 yılında malikane olarak inşa edilir, daha sonra önce Venedik Elçiliği olarak kullanılır, sonraki yıllarda 20. yüzyılın başına kadar Fransızlar ve Avusturyalılar tarafından kullanılır, daha sonra İtalyanlara geçer. Bu bina Beyoğlu’nun en eski elçilik binası olarak kabul edilir.

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1732

    TAKSİM MAKSEMİ


    Taksim Maksemi, I. Mahmud tarafından Taksim suyu tesisleriyle beraber yaptırılır. Son şeklini 1839 yılında alır. İsâle hattından Taksim deposuna dolan su bu maksemdeki on lüleden Fındıklı-Tophane, diğer on lüleden Beyoğlu Galata ve yandaki dört lüleden Kasımpaşa yönüne dağıtılır. (Görsel Açıklama: Taksim Maksemi, 18. yy sonları)

    İlgili alıntılar

  • 1757

    İSVEÇ BAŞKONSOLOSLUĞU


    İsveç Başkonsolosluğu, İstanbul’daki en eski elçilik binalarından birisidir. Burası 1757’de İsveçlilerin mülkiyetine geçer. Şimdiki bina yerinde olan ahşap yapı 1818 yılında Paskalya kutlamaları sırasında yanar. 1870’te  Avusturyalı mimar Pulgher tarafından yapılan ve günümüzde de kullanılan elçilik binası inşa edilir.

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1800’ler

    BEYOĞLU’NDA MOBİLYA SEKTÖRÜ


    19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Pera ve Galata’da yurt dışından getirtilen mobilyaların satıldığı çok sayıda mobilya ve mefruşat mağazası açılır. Ayrıca bu dönemde Batı tarzı mobilyaların üretimini yapan atölyeler kurulur. Bu üreticiler arasında Mihal Raftakis, Stamatis Vulgaris, Tubini, Narlıyan, Daryios Patriyanu, Fokelstein, Kortesi Biraderler, Jean Balatti, Leon Friedmann, Hakkı Usta, Mora Biraderler, Roupen Bedrossian mobilya fabrikaları ve atölyeleri öne çıkmaktadır. Hem ithal ürünlerin hem de bu üreticilerin ürettiği mobilyalar Psalty, Haraçcı, Bon Marchè, Narsis Narlıyan, Cosmo Vuccino ve Ortakları, Garrus Kardeşler, Breuil, İngiliz Pazarı, Baker ve Hayden, Leon Rosenthal ve Maison Demilleville mağazalarında satılır (Demirarslan, 2017).   

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1800'ler

    BEYOĞLU’NDA KARNAVAL


    Paskalya öncesi kutlanan Karnaval İstanbul’da Baklahorani (Μπακλαχοράνι) adı ile anılır. Baklahorani köklerini antik dönemin pagan geleneklerinden alır. Pagan ritüellerinde baharın gelişi ve bereket dileklerini anlatan bu eğlencede, kadınlar ve erkekler farklı kostümler giyerek sosyal rollerini değiştirir, hayvan maskeleri takar, danslar edip şarkılar söyler. (Görsel: 1930: Beyoğlu' ndan Kurtuluş' a Karnaval Yürüyüşü) 

    #çeşitlilik #canlılık

    İlgili alıntılar

  • 1804

    MERYEM ANA KİLİSESİ


    Beyoğlu’nun ilk Rum Ortodoks kilisesi 1804 yılında, Mimar Hacikomninos tarafından inşa edilen Meryem Ana'dır. Hazzopulo pasajından da girişi bulunan, günümüzdeki görünümüne 1893 yılında ulaşan bu kilise de diğer kiliseler gibi birçok kez yenilenir. 2003 yılında İngiliz Konsolosluğu'na yapılan bombalı saldırıdan ağır hasar gören kilise 2009 yılında restore edilir. (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin (Görsel Açıklama: Hazzopulo Pasajı, 2021)

    #süreklilik #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1806

    TOPÇU KIŞLASI


    1806 yılında Osmanlı padişahı III. Selim döneminde yapılan Taksim Kışlası, Kabakçı Mustafa İsyanı'nda tahrip olur. II. Mahmud döneminde onarılan kışla, birkaç kez yangın geçirdikten sonra 19. yüzyıl mimari üslubunda yeniden yapılır. 1909'daki 31 Mart isyanından sonra önemini yitiren kışla, 1913'te Sanayi ve Ticaret Şirket-i Milliye-i Osmaniye'ye satılır. Binanın orta kısmındaki eğitim alanı futbol sahası haline getirilir ve uzun yıllar futbol maçları ve çeşitli gösteriler için kullanılır. 1923 yılında Türkiye millî futbol takımı ilk resmi maçını bu sahada Romanya'ya karşı yapar. 1940'ta şehir plancısı Henri Prost'un önerisi ile kışlanın yıkılması, yerine konut ve sosyal etkinlik alanları inşa edilmesi kararlaştırılır. Kışlanın yıkımından sonra planlanan düzenlemelerin pek azı yapılır. Kışla'nın yerine Taksim Gezi Parkı inşa edilir. Kışla'nın yeniden inşası için 28 Mayıs 2013'te başlayan yıkım çalışmaları "Gezi Olayları" olarak  anılacak protestolara neden olur.

    #kopuş

    İlgili alıntılar

  • 1831

    BÜYÜK YANGIN


    Bir pazar günü Çukur mahallesinde bir yangın çıkar, 15 saat sürer. Yangın sonucu Dörtyol, Taksim ve Tatavla’da pek çok ev yanar (Atilla Dorsay, Cumhuriyet Gazetesi, 1985).

    #kopuş

    İlgili alıntılar

  • 1831

    NARMANLI HAN


    Narmanlı Han, Rusya Sefareti'nin 1830 Beyoğlu yangınında tahrip olmasından sonra 1831 yılında Mimar Giueseppe Fossati tarafından inşa edilir (Akıncı, 2018). Rus Elçilik Binası inşaatı devam ederken burası geçici bir süre elçilik binası ve elçilik büroları olarak kullanılır.  (Üsdiken, 1994). 1933 yılında Narmanlı Kardeşler (Avni ve Sıtkı Narmanlı) binayı satın alır (Üsdiken, 1994). Sanatsever bir aile olan Narmanlı Kardeşler ilk olarak Eminönü'ndeki iş yerlerini buraya taşırlar, sonra da hanın odalarını çok düşük bedellerle sanatçılara kiralamaya başladılar (Arkitera, 2011). 1908 yılında kurulan Ermeni Gazetesi Jamanak da 1935 yılında Narmanlı Han'a taşınır (Akıncı, 2018). Handa 1945-1951 yılları arasında Ahmet Hamdi Tanpınar başta olmak üzere, Aliye Berger, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi birçok yazar ve sanatçı yaşar (Aydın, 2011). Ayrıca Nurullah Berk, Elif Naci, Abidin Dino, Nuri İyem de burada alır (Akıncı, 2018).

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1836

    MUSTAFA REŞİD PAŞA


    Mustafa Reşid Paşa Londra Büyükelçiliğine getirilir. Kendisi, yabancı mimarların İstanbul’a gelmesinin önünü açar. Bu dönemde Art Nouveu ve Neo Rönesans tarzı mimari ve anıtsal yapılar, yabancı okullar, kiliseler ve apartmanlar Beyoğlu’nun çehresini Batı kentlerine benzetecektir. (Görsel açıklama: Mustafa Reşid Paşa)

    İlgili alıntılar

  • 1836

    ÜÇ HORAN KİLİSESİ


    Balıkpazarı'ndaki Surp Yerrortutyun Ermeni (Üç Horan) Kilisesi’nin tarihi 16. yüzyıla dayanır. Günümüzdeki binası 1836 yılında inşa edilir. 1846'da kilisenin yanına Naregyan Okulu ve bir yetimhane eklenir. 1870 yılındaki yangında okul ve kilise zarar görür. Kilise onarılırken okul yenilenmez. Okul ihtiyacını karşılamak için Esayen Ermeni Okulu inşa edilir.  

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1837

    SURP HOVHAN VOSGEPERAN KİLİSESİ


    İstanbul'daki Ermeni Katolik kiliselerinin en büyüğü olan Surp Hovhan Vosgeperan Kilisesi Taksim’de, Fransız Konsolosluğunun arkasında, 1837 yılında inşa edilir,  1863'te günümüzdeki halini alır.

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1839

    FRANSIZ SARAYI


    Günümüzde Fransız Sarayı olarak bilinen bina, Beyoğlu'ndaki en eski elçilik binalarından biridir. Büyükelçi Roussin’in girişimleriyle 1833’te inşasına karar verilir; 1839-1847 yılları arasında tamamlanır. Mimarı Pierre Laurecisque’dur (Tibet, 1993). Cumhuriyetin ilanından sonra Büyükelçiliğin Ankara’ya taşınmasının ardından 1926 yılında konsolosluk hizmetleri için 17. yüzyılda inşa edilen  Fransız Veba Hastanesi kullanılmaya başlar.

  • 1840

    PASAGE ORİENTAL - ŞARK PASAJI


    "Şark Pasajı" olarak bilinen Pasage Oriental’in kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte 1864 tarihli Journal de Constantinople gazetesinde yer alan pasaja ilişkin restorasyon haberi inşa tarihinin 1864'ten çok önce olduğuna işarettir (Gülenaz, 2011). Beyoğlu'nun simge mekanlarından Lebon ve Markiz pastaneleri bu pasajda açılır. Markiz 1979 yılında tahliye edilir. Pastane ve pasaj Richmond Oteli’nin sahibi sahibi Mustafa Aksoy tarafından satın alınır. 2004 yılı başında içinde kafe, bar, lokanta ve mağazaların bulunduğu bir alışveriş merkezi haline getirilerek açılır. Ancak iş yapamaması nedeniyle 2006 yılında yeniden kapatılır.  (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin) (Görsel açıklama: Markiz Pastanesi, 2021)

    #kopuş

    İlgili alıntılar

  • 1841

    HÔTEL D’ANGLETERRE


    Hôtel d’Angleterre’nin Levanten Missirie tarafından Pera’da açıldığı ve çok yüksek standartlara sahip olduğu bilinir. Dönemin gezi kitaplarında ve otelin gazete ilanlarında yer alan bilgiler, Hôtel d’Angleterre’in Avrupa’daki otellerle benzer özelliklere sahip olduğunu belgeler (Yakartepe ve Binan, 2011). Otelin üst katında odalar, alt katında ise büyük salonlar bulunmaktadır. 1860’de Abdülaziz zamanında, İngiliz kralının temsilcisi Elliot ve berberindeki heyetin burada kalır. Otel 1897 yılında faaliyetini durdurunca yıkılır, yerine 1900’lerin başlarında bugünkü Hidivyal Palas binası yapılır (Taş-İstanbul, 2018) (Fotoğraf: Salt Arşivi)

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1844

    NAUM TİYATROSU


    1840'ta İstanbul'a gelen Bartolomeo Bosco’nun Abdülmecit’in fermanıyla 1844'te kurduğu Naum Tiyatrosu'nun binası, Mihail Naum Duhani adında Halepli bir Hristiyana aittir (Can, 1993). Tiyatroda Bosco’nun kendi sihirbazlık gösterilerinin yanı sıra gelen yabancı sanatçılar tarafından Avrupa’nın ünlü oyunları da sahnelenir. 1828’de Sultan II. Mahmut tarafından Batılı bir bando oluşturmak üzere İstanbul’a davet edilen Giuseppe Donizetti, 1840’lı yıllarda bu tiyatroda ilk opera evini açar ve çeşitli İtalyan grupların sahne almasına ön ayak olur (Freely ve Freely, 2018). 1870 yangınında yanan tiyatronun yerine Çiçek Pasajı inşa edilir.  (Görsel açıklama: Naum Tiyatrosu)

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1845

    RUS BAŞKONSOLOSLUĞU


    Rusya Federasyonu Başkonsolosluğu binası 1924’ten beri konsolosluk olarak kullanılır. 19. yüzyıldaki Rus Elçiliğinin ahşap ve gösterişsiz olması nedeniyle bu bina 1838-1845 yılları arasında İtalyan mimar Gaspare Fossati’ye inşa ettirilir (Can, 1993). Binanın inşaatı sırasında günümüz Narmanlı Han’ı geçici elçilik binası olarak kullanılır. (Görsel Kaynak:   Ambassade de la Russie, Pera, 1900s) (Fotoğraf: Sebah&Joaillier)

    #süreklilik

  • 1847

    ÖRS İŞ MERKEZİ


    Örs İş Merkezi İstiklal Caddesi’nde Çiçek Pasajı’nın karşısında bulunan 151 kapı numaralı binadır. Binanın inşa tarihi bilinmemektedir ama 1905 Goad haritasında bugün Örs İş Hanı’nın yerinde büyük bir mefruşat mağazasının olduğu gösterilir. 20. Yüzyılın başlarında yapıldığı düşünülen binanın hayırseverlikleriyle tanınan ünlü Ermeni ailesi Esayanların evi olduğu, bu aileden önce de Naum tiyatrosunun sahibi olan Naum paşa ve ailesinin bu binada yaşadığı anlatılır (Freely ve Freely, 2018). 1847'de binanın zemin katına ünlü İngiliz firması Baker's mağazalarının bir şubesi kurulur. Ayrıca bina 1859 yılın­da İngiliz Noel Canzuch tarafından açılan eczane­yi de barındırır. Canzuch, Os­manlı İmparatorluğu’nun öncü eczanelerinden biridir (Freely ve Freely, 2018). 

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1850

    BON MARCHÉ


    1850 yılında bugün Mısır Apartmanı olarak bilinen binada Bortoli Kardeşler tarafından kurulan "Bon Marché" Mağazası, İstanbul’da çok çeşitli ürünlerin bir arada satıldığı büyük mağaza kavramının öncüsü kabul edilir. Mağazada Paris ve Marsilya’dan getirilen kıyafetler ve çeşitli eşyaları satılır. Bir süre sonra Mısır Apartmanı'ndaki bina küçük geldiğinden mağaza Pera’nın en önemli ailelerinden Alleon’ların İstiklal Caddesi no. 354’teki büyük konağına taşınır. Daha sonra kurulan benzer mağazalar da bonmarşe adıyla anılır (Akıncı, 2021a). Bon Marché'nin yanı sıra, Louvre, Au Lion d’Or, Mir et Cottereau, Narlıyan Kardeşlerin Bonmarşe Mağazası, Au Camelia, Carlmann et Blumberg, Au Paon, Bazar du Levan, Evin Mağazası, Orozdibak (Au Rose de Bec) bunlar arasında sayılabilir.  

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1850

    İNGİLTERE ELÇİLİĞİ BİNASI


    İlk İngiltere Elçiliği binası 1801'de III. Selim'in izni ve parasal desteğiyle yapılır fakat bu bina da Fransız Elçiliği gibi 1831 yangınından büyük zarar görür. Bunun üzerine 1844 yılında Sir Charles Barry ve W. J. Smith’in mimarlığında Tepebaşı’na yeni bir elçilik binasının yapılmasına karar verilir ve bina 1850’lerde tamamlanır. Bu bina da 1870 Pera Yangınından zarar görür. Yangın sonrası ıslah çalışmaları kapsamında Osmanlı Hükümeti İngiltere Elçiliği ile anlaşarak yapının restore edilmesine önayak olur. 

    #süreklilik

  • 1850’lerde

    MEYHANELER


    Bizans döneminden beri var olan meyhaneler 1800’lerin ikinci yarısından itibaren sayıca artar. Eski dönemlerde meyhanelerde genellikle şarap içilirken, 1850’li yıllarda şarabın yerini rakı almaya başlar (İnal, 2014: 141). Bu dönemde bazı kısıtlamalar nedeniyle yalnız gayrimüslimler meyhane açabilirler, bu nedenle Beyoğlu bölgesindeki meyhaneler de Rumlar ve Ermeniler tarafından işletilir (Zat, 1993).  

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1853-1856

    KIRIM SAVAŞI


    1853-1856 arasındaki Kırım Savaşı, Beyoğlu'nda önemli değişimlere neden olur. Başta Osmanlı’nın müttefikleri Fransa ve İngiltere olmak üzere Avrupa'dan birçok tüccar, mimar ve sanatçı Pera’da faaliyete başlar. Bugün Beyoğlu’nda gözlemlediğimiz Avrupa tarzı apartman türü yapılaşma, “büro hanları”, iş merkezleri ve özellikle Paris ve Londra örneklerine benzeyen pasaj biçimindeki yapı komplekslerinin büyük bölümü 19. yüzyıl ürünüdür. 

    #süreklilik

  • 1854

    HOLLANDA BAŞKONSOLOSLUĞU


    19. yüzyılda Hollanda Başkonsolosluğu'nun şimdiki binasının yerinde bulunan ahşap konak diğer elçilik binaları gibi yangında yıkılır ve şimdiki bina 1854 yılında İtalyan kökenli mimar kardeşler Gaspare ve Giuseppe Fossati tarafından tasarlanıp ve inşa edilir. Elçiliklerin Ankara’ya taşınmasından sonra da bu bina Hollanda Başkonsolosluğu olarak hizmet vermeye devam eder. 

    #süreklilik

  • 1857-1858

    6. DAİRE


    İstanbul, 14 belediye dairesine ayrılır. Beyoğlu'ndaki belediye, ilk uygulama olmasına rağmen "6. Daire" adını alır. Tanzimat Dönemi’nin karakterine uygun,  Batılı şehircilik anlayışına dayanarak gerçekleştirilen ilk örnek olur. (Görsel açıklama: 6. Daire, Beyoğlu Belediyesi  kartpostal) (Kaynak: Salt Araştırma Arşivi, Tahsin İspiroğlu Koleksiyonu)

  • 1858-1860

    6. DAİRE BELEDİYESİ'NİN SINIRLARI


    6. Daire Belediyesi Kadastro bürosu mühendisi G. d’Ostoya tarafından Galata, Pera, Pangaltı planı yapılır. (Görsel açıklama: Plandan ayrıntı) (Kaynak: Atatürk Kitaplığı Harita Arşivi) (Ayrıca Plan général de Galata, Péra et Pancalti, G. D'Ostoya Koleksiyonu)

  • 1860’lar

    CHARLES BOURDON


    Beyoğlu’nda pastacılık geleneğinin 1860’lı yıllarda Fransız kökenli bir Levanten olan Charles Bourdon tarafından başlatıldığı söylenebilir. Bourdon’un sahip olduğu Patisserie de Saint Petersburg, ilk olarak Rusya Sefareti’nin karşısına açılı ve çok ünlenir. 1862 yılında Bourdon, Fransız Büyükelçiliği’nin mutfağından ayrılan Eduard Lebon’u yanına ortak alarak işlerini büyütür. Şirketin adı “Confisserie et Patisserie Saint Petersburg C. Lebon et Bourdon” olarak değişir. Pastane Yıldız ve Çırağan Saraylarına da günlük hizmet verir. Bourdon’a II. Abdülhamit tarafından Mecidiye Nişanı verilir. Pastane 1880 yılında Şark Pasajı’nın (Passage Orientale) girişine taşınır (Akıncı, 2018: 186-187). Mekân o kadar ünlenir ki içinde bulunduğu pasaj artık Lebon Pasajı olarak anılmaya başlanır (Kargı, 1993).

    #gelenek  #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1861-1920

    BALOZLAR


    İstanbul Ansiklopedisi balozları İstanbul'un ilk barları olarak anlatır. Beyoğlu’nun limana yakın bölgelerinde, Galata ile Tophane arasında yer alırlar. Daha çok denizcilere ve külhanbeylerine hizmet verirler. Balozlar, 1861-1876 yılları arasında Abdülaziz döneminde yaygınlık kazanır, 1920’lere kadar varlıklarını korur.  Balozların bazılarında orkestra ya da saz takımı bulunur. Sermet Muhtar Alus Galata balozlarından birçoğunu, adreslerine varıncaya kadar tespit etmiştir. 

    #canlılık

  • 1862

    BAKER MAĞAZASI


    Şehrin ünlü bonmarşelerinden Baker Kırım Savaşı sırasında İstanbul’a gelmiş olan bir İngiliz tüccar George Baker tarafından açılır. Önceleri elçilikte çalışan Baker, Osmanlı’daki keten-tekstil ürünlerine olan talebi keşfetmesi ile ticarete atılma kararı alır. 1860’da elçilikten iş arkadaşı Hayden ile ortaklık kurarak, ilk mağazasını 1862 yılında Galata Kulesi’ne yakın bir noktada açar (Altın, 2016). Önceleri ismi Baker ve Hayden Mağazası olan bonmarşe, M. Hayden daha sonra ortaklıktan ayrıldığı için yalnızca “Baker” adıyla anılır. (Altın, 2016). 

    #canlılık

    İlgili alıntılar

  • 1863

    GALATA SURLARI YIKILIYOR


    1863 yılında 6. Daire yangınlara müdahaleyi zorlaştıran surların yıkılmasını kararlaştırır. Amaçlardan biri de surların yıkılması ve hendeklerin  kapatılmasıyla elde edilen arazilerin satılarak bölgeyi Avrupa’daki kentlerin görüntüsüne kavuşturmak olarak gösterilir. Yıkım esnasında surların üstünde yer alan Ceneviz yazıtlarının korunduğunu, muhtelif yerlere asılarak bu mirasın sahiplenildiği belirtilmektedir. Beyoğlu’nu yeniden inşa ederken bu mirasa vurgu yapılmış, Beyoğlu’nun baştan itibaren Batılı olduğunun altı çizilmiştir (Kentel, 2018).  (Kaynak: Galata Surları’nın Yıkım Süreci, Esra Okur Coşkunçay, Tasarım Kuram Dergisi, Sayı:25, Mayıs 2018)

    #kopuş

  • 1868

    TİCARET YILLIKLARI


    Pera’daki ticari yoğunluğu gösteren ticaret yıllıkları çıkarılır.  Bu yıllıklara göre, Galata’da büyük şirket büroları, toptancılar ve atölyeler bulurken, Pera’da küçük ticarethaneler ile tüketime dönük lüks mağazalar bulunur. Ticari işletmeler arasında yiyecek ve giyim üzerine bir yoğunlaşma söz konusudur ve çok sayıda kambiyo bürosu yer alır. Konut ve ticaret ilişkisi açısından değerlendirildiğinde 19. yüzyıl sonunda Tünel-Galatasaray arasındaki 108 yapıdan %69,5’inin konut ve ticarete, %23,1’inin sadece ticarete, %5,5’inin kamuya %1,9’unun ise ticaret ve kamuya ayrıldığı görülür. Diğer bir deyişle bu bölgede binaların %94,5’inin zemin katı ticarete ayrılır. (Durudoğan, 2008: 172-173).

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1868

    ALMAN LİSESİ


    Alman Lisesi, 1868 yılında Alman ve İsviçreli tüccar, zanaatkâr, mühendis, hekim ve elçilik mensuplarının çocuklarının eğitim ihtiyacını karşılamak için “Alman ve İsviçre Okulu” olarak kurulur. Uzun süre kiralık binalarda hizmet veren okul için 1873'te Doğan Apartmanı’nın da mimarı olan M. F. Cumin tarafından inşa edilen binaya taşınır ancak hem öğrenci sayısının artması hem de 1894 depreminden zarar görmesi üzerine 1896’da Otto Kapp tarafından günümüzdeki binanın inşasına başlanır. 1897’de bu binada eğitime geçilir.

  • 1868

    GALATASARAY LİSESİ


    1481’den 1715’e kadar Galata Sarayı Humayun Mektebi adıyla bilinen kurum enderuna üst düzeyde eğitimli görevliler yetiştirir (Galatasaray Lisesi Tarihi, t.y.) ve 1820 yılına kadar Osmanlı’nın en önemli kurumlarından biri olur. Bir dönem Tıbbiye ve Askeri Kışla olarak kullanılır. Kurum Batılılaşma döneminin ve Tanzimat uygulamalarının bir sembolü olarak 1868’de Batılı eğitime geçer. 1924'ten itibaren  Galatasaray Lisesi adıyla eğitime devam edilir. (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin) (Görsel açıklama: Galatasaray Lisesi, 2021)

    #süreklilik

  • 1870

    ATLAS PASAJI


    1870 yangınında ahşap binaların çoğunun yok olmasının ardından Pera'da yoğun bir inşaat faaliyeti başlar. Ermeni işadamı Agop Köçeyan, bugün Atlas Pasajı olarak bilenen binayı ailesi için bir konak olarak yaptırır. İlerleyen yıllarda yapıya pasaj ilave edilir, pasaj ve konut binası birleştirilir. Agop Köçeyan yapıyı Taksim Vosgeperan Kilisesi’ne bağışlar (Akıncı, 2018). 1904 yılında mimar Kapanaki pasajı tiyatro salonuna çevirir. 1932 yılına gelindiğinde ise yapı tümüyle tadilattan geçirilerek bir sanat merkezine dönüştürülür.  (Akıncı, 2018). 19 Şubat 1948'de 1.600 koltuğu ve 35 locasıyla Beyoğlu'nun en büyükleri arasında yer alan Atlas Sineması açılır. 1980’lerin ortalarında salonun alt katı antikacılar çarşısına dönüştürülür ve yalnızca balkon kısmı sinema olarak kalır. Pasajda faaliyet gösteren diğer önemli işletmeler Kulis Bar ve Küçük Sahne’dir. (Akıncı, 2018). 

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1870

    5 HAZİRAN YANGINI (BÜYÜK FELAKET)


    1870 yılında üç binden fazla binayı yok eden ve Büyük Felaket olarak anılan Pera yangını gerçekleşir.  Ahşap binalarda oturanlar hemen eşyalarıyla birlikte evlerini boşaltırlar. Kâgir yapılarda oturanlar ise ‘nasıl olsa bir şey olmaz' diye düşünerek evlerinden çıkmazlar, bu nedenle çok sayıda insan yanarak veya boğularak ölür. Padişahın emriyle Taksim'deki Topçu Kışlası boşaltılır, 2000’den çok çadır kurulur. İngiltere Sefiri de  “bizim binaya bir şey olmaz” diyenlerdendir. Fakat bir süre sonra alevler çevreyi ve binayı sarınca canım zor kurtarır... Yangın sonrasında yeni binaların kâgir olarak yapılması şartı getirilir.

    #kopuş

  • 1870'ler

    KREPEN PASAJI


    1870 yangınından sonra Avrupa Pasajı-Aynalı Pasaj ile aynı dönemde birbirine paralel olarak,  Sahne Sokağı (eski Tiyatro Sokağı) ile Yeni Çarşı Caddesi (eski Hamalbaşı Caddesi) arasına inşa edilir. Crespinler İstanbul’a Fransa’dan gelmiş Levanten bir ailedir ve zaman içinde zenginleşerek Beyoğlu’nun estetik değeri çok yüksek olan bu pasajını yaptırırlar. İlk yıllarında pasajda daha çok iplikçi, terzi, matbaa ve terzi imalathanelerinin malzeme aldığı dükkânlar bulunur. 1900’lerin başında kundura yapan ve levazımatını satan dükkânlar da açılmaya başlar (Akıncı, 2018).  Daha önce Levantenlerde olan çoğunluk, kundura imalatçılarının açılmasıyla Rumlara geçer. Lokanta ve meyhanelerin pasaja gelmeye başlamasıyla 1940’larda ayakkabı levazımatı satanlar Lütfullah Pasajı’na taşınmaya başlarlar. 1950’den 1970’lere kadar pasaj Çiçek Pasajı gibi meyhanelerin yer seçtiği bir yer olur. Buradaki en önemli meyhaneler Triandafilos, Zaharapulos, Yorgo ve İspiro kardeşlerin işlettiği İmroz, Kadir’in Yeri, Dürnev Tunaseli ve Cahide Sonku’nun müdavimi olduğu Neşe’dir (Bayram’ın Yeri) (Üsdiken, 1994). Krepen, bir dönem Sidikli Pasaj olarak da anılmıştır. Pasaj 1980’lerde canlılığını kaybeder, 1981’de tahliye edilir ve 1982’de yıkılarak yerine bugün sahafların yoğun olarak yer aldığı Aslı Han inşa edilir (Üsdiken, 1994) (Görsel Açıklama: Ece Ayhan- Cihat Burak Krepen pasajı söyleşisi. Kaynak: Taha Toros Arşivi)

    #kopuş

    İlgili alıntılar

  • 1871

    HAZZOPULO PASAJI


    Hazzopulo Pasajı açılır. Han adını ilk sahibi İstanbullu zengin bir Rum tüccar olan M. Hacopulo'dan almaktadır.  Bu pasajla ilgili ilk haberlerden birisi 15 Nisan 1871 tarihli La Turquie gazetesinde çıkar; haberde İstanbullu bir tüccar olan M. Hacopulo'ya ait bir pasajın açıldığı ve yüksek fiyatlara rağmen tüm dükkânların kiralandığı yazar. (Cervati, 1880; akt. Gülenaz, 2011). 1872- 73 yıllarında Namık Kemal ve Ahmet Midhat Efendi'nin çıkardıkları İbret Gazetesi pasajda yer alır. 5 Nisan 1873’te Namık Kemal ve Ahmet Midhat Efendi’nin sürgüne gönderilmesiyle burası boşaltılır. Fotoğrafçı Ara Güler’in babasının eczanesi de bu pasajdadır (Akıncı, 2018).  Hala varlığını sürdüren en eski yer Şapkacı Madam Katia’nın dükkânıdır.   (Görsel Kaynak: Hocapulo Pasajı, 1965, Charles W. Cushman Koleksiyonu)

    #süreklilik

  • 1873

    HAVAGAZI FENERLERİ


    Galata, Pera, Yüksek Kaldırım, Cadde-i Kebir, Pangaltı, Fındıklı, Beşiktaş, Tophane-i Amire, Talimhane ve Saraçhane’ye kadar olan bölge havagazı fenerleri döşenerek aydınlatılır.

  • 1874

    AVRUPA PASAJI


    Aynalı Pasaj Beyoğlu Meşrutiyet Caddesi ile Sahne Sokağı (eski Tiyatro Sokak) birbirine bağlayan kâgir bir yapıdır (Üsdiken, 1994; Gülenaz, 2011). “Aynalı Pasaj” ismini iç kısmındaki dükkânların aralarında bulunan aynalardan alan yapı 1874 yılında Ohing adlı bir Ermeni tarafından mimar Pulgher'e yaptırılır (Durudoğan, 1994). Pasaj inşa edilmeden önce burada Naum Tiyatrosu ile "Jardin des Fleurs" olarak bilinen ve Osmanlı’nın ilk sirk gösterisinin gerçekleştirildiği büyük bir çiçek bahçesinin bulunduğu bilinmektedir. 1889 tarihli ticaret yıllığına göre pasajda kuaför, lambacı, piyano yapımcısı, moda evi, terzi, saatçi, kuyumcu gibi dükkanlar vardır.  (Cervati, 1889-90). Tüm bu işlevler Cumhuriyet Dönemi'ne gelindiğinde yerlerini düğme ve kemercilere bırakır (Duhani, 2017; Durudoğan, 1994). Pasaj 1989 yılında boşaltılarak restore edilir.  Günümüzde pasajda antikacılar, kuyumcu-takıcılar ve hediyelik eşya satış dükkânları bulunmaktadır. (Fotoğraf: Norman Stone, David Barchard)

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1874

    VARYETE (VERDİ) TİYATROSU


    Bugün Demirören AVM’nin bulunduğu yerde 1874'te mimar Barborini tarafından Varyete Tiyatrosu inşa edilir. 1877'de Eldorado, 1884’te Verdi ve 1897’de Odeon Tiyatrosu adını alır. Ağırlıklı olarak ünlü Avrupalı gruplardan temsillerin gerçekleştirildiği tiyatroda zaman zaman Darülbedayi ve Türk topluluklar da sahne alırlar (And, 1993a). 

    #çeşitlilik

  • 1874

    SALLE ADAM MUSİKİ MAĞAZASI


    1860’ların sonlarına doğru Hazzopulo Pasajı’nda açılan Salle Adam Musiki Mağazasında daha çok müzik aletlerinin onarımı ve satışı yapılır. O dönemde Pera’daki müzik salonlarının azlığı nedeniyle mağazanın üst katı zamanla dinleti salonu hâline gelir. Bu salonda Temmuz 1874'te Dikran Çuhacıyan Türkçe opera sahneleyebilmek için bir okul açar. Salon, 1890'da Zoli tarafından tiyatro hâline getirilir. (Üsdiken, 1994b).   

    #süreklilik

  • 1875

    TÜNEL


    Londra’dan sonra dünyanın en eski ikinci metrosu olan Tünel hizmete alınır. Tünel inşa edilirken çıkan toprakla doldurularak genişletilen Tepebaşı bölgesi ve oluşturulan Tepebaşı Bahçesi sonrasında en güzel yerlerden biri olur. Tünel’in yapılması Galata’dan Pera’ya malların taşınmasını kolaylaştıracak ve Pera Caddesi’nin iki yanı bu malların satıldığı dükkânlarla dolacaktır. Görsel kaynak: Fotoğraf: Basile Kargopoulo)

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1875

    GALATASARAY POSTANESİ


    Galatasaray Postanesi Tüccar Teodor Sıvacıyan tarafından aile konutu olarak inşa ettirilir. O yıllarda üst katlarda Sıvacıyan ailesiyle otururken giriş katında Bay Apolonatos’un ecza laboratuvarı vardır. 1907 yılında Hüseyin Hasip Efendi binayı alarak Beyoğlu Posta-Telgraf Merkezi’ne dönüştürür (Akıncı, https://www.turanakinci.com/portfolio-view/beyoglu-galatasaray-postanesi/). 2009 yılı Aralık ayında Galatasaray Üniversitesi Kültür ve Sanat Merkezi adıyla müzeye dönüşür. 

    #süreklilik

  • 1875-1919

    NÜFUS DAĞILIMI


    Osmanlı Bankası kayıtlarına göre banka müşterilerinin %40'ına yakın bölümü Galata’da çalışırken, sadece %3,6’sı burada ikamet etmektedir. Beyoğlu’nda ise durum tam tersidir; müşterilerin %8,5’i burada çalışırken %40,9'unun ikametgâhı Beyoğlu’ndadır. Her ne kadar bu veriler ortalamanın üzerinde gelire sahip kişilerin durumunu yansıtsa da etnik yapının dağılımına ilişkin önemli bilgiler sağlar. Müslüman kesim gayrimüslim kesimden ciddi bir biçimde ayrışır. Galata ve Beyoğlu’nda ikamet edenlerin yüzdesi çok düşüktür. Ancak Rumların %48,3’ü, yabancıların %62,6’sı Beyoğlu’nda ikamet eder. Galata’da ikamet edenlerin yüzdesinin çok düşük olması bu bölgenin artık bir iş ve ticaret bölgesine dönüşmesiyle ilişkilidir (Eldem, 1992).

    #çeşitlilik

  • 1876

    ÇİÇEK PASAJI


    Rum bankerlerinden Hristaki Zografos Efendi, 1870'te yanan Naum Tiyatrosu'nun yerini satın alır ve İtalyan mimar Cleanthy Zanno'ya çizdirilen proje ile içinde çarşı ve apartman bulunan bir bina yaptırır. 1876 yılında yapımı biten binanın altında, Paris tarzında düzenlenmiş 24 dükkân, üstünde ise 18 lüks daire bulunur. Dükkânların oluşturduğu pasaja "Hristaki Pasajı", binaya ise "Cite de Pera" adı verilir. 1908 yılında bina mülkiyetinin Sadrazam Sait Paşa'ya geçmesiyle birlikte pasaj "Sait Paşa Geçidi" adını alır. Mütareke yıllarında ise pasajdaki küçük dükkânlara çiçekçiler yerleşirler, hatta Ekim Devriminden kaçan beyaz Rus kadınları, baronesler ve düşesler de burada çiçek satarlar. Aynı dönemde Cite de Pera’da çiçek mezatı da yapılır ve pasajın adı "Çiçekçiler Pasajı"na dönüşür (Akıncı, 2018). Pasajın yapılışından itibaren çok sayıda meşhur işletme açılır. Bunlar içinde Degüstasyon Lokantası, Vallaury'nin pastanesi, Nakumara’nın Japon mağazası,  Dulas’ın Natürel çiçekçisi, Pandelis'in çiçekçi dükkânı, Schumacher'in fırını, Narlıyan kardeşlerin bonmarşesi, Panayot Yorgiadis’in mobilya ve antika dükkânı, Keserciyan'ın terzihanesi, Papadopulos'un mücellithanesi, Sideris'in kürk mağazası, Yorgo'nun meyhanesi sayılabilir (Üsdiken, 1994).    Mayıs 1978’de tarihi pasajın büyük bir kısmı çöker ve 12 kişi ölür. Çiçek Pasajı'nı Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği'nin gayretleri ile restore edilir ve 1988'deki restorasyon çalışmasından sonra meyhaneler tekrar kullanıma açılır.

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1878

    AFRİKA PASAJI


    Afrika Pasajı, 1878'de Sultan Abdülhamit'in Başmabeyincisi Ragıp Sarıca Paşa tarafından ailesi ve yakınlarının konak olarak kullanması için inşa ettirilir. Yapının 8 katında 60 apartman dairesi bulunur (Akıncı, 2018). Ragıp Sarıca Paşa, Afrika Han’la birlikte Osmanlı’nın yayıldığı üç kıtanın ismini vererek Anadolu Han ve Rumeli Hanı da yaptırır, hatta Rumeli Han'la Afrika Han arasında taşıma için kullanılacak bir geçit de yapılır. Yıllar önce kapatılmış olan geçitten at arabalarının geçtiği de rivayetler arasındadır (Yalçınkaya, 2012).  Pasajın içindeki apartmanda dönemin seçkin aileleri oturur. 1920'de bina sakinleri, 34 Rum, 11 Levanten, 7 Ermeni, 3 Yahudi, 2 Müslüman aile olarak saptanmıştır. Bu yıllarda pasajda kuaför Dimitri Olendezos, ayakkabıcı Onnik Papazyan, ayakkabıcı Garbis Minasyan, ütücü ve temizlemeci Yani Çobanoğlu ve matbaacı F. Caryan faaliyet gösterir (Aykut, 1994). Pasajda zaman içinde çok farklı türde işyerleri açılır ve daireler genellikle dar gelirli kişilere ve öğrencilere kiraya verilir. Uzun bir süre ayakkabı imalathanelerinin bulunduğu bir yer haline gelir. 1992 yılında burada açılan Hayal Kahvesi 2013 yılında kapanır. Afrika Han 2006 yılında satılır; restore edilip otel ya da alışveriş merkezine dönüştürülmesi planlanmaktadır (Ergu, 2015).

    #kopuş

    İlgili alıntılar

  • 1883

    SANAYİ-İ NEFİSE MEKTEBİ


    İstanbul’a gelen yabancı mimar ve sanatçılar Beyoğlu'nun çehresini değiştirirken yurt içinde de mimarlık ve sanat eğitimi için bir okul açılması gündeme gelir. 1883 yılında Avrupa’da eğitim görüp geri gelen mimarların da eğtim vereceği Sanayi-i Nefise Mektebi açılır. (Görsel açıklama: Sanayi-i Nefise Mektebi’nin ilk hocaları: soldan sağa doğru Valeri, Vallauri, Osman Hamdi Bey, Oskan Efendi ve Warnia (Görsel kaynak: MSGSÜ) 

    #çeşitlilik

  • 1883

    ATLI TRAMVAY


    Galata, Tepebaşı ve Cadde-i Kebir’e tramvay hattı döşenir. Atlı tramvaylar 45 yıl kullanılacaktır.

  • 1883-1885

    TÜNEL PASAJI


    Tünel Pasajı, Metro Han'ın karşısındadır. Said N. Duhani (1982), Metro Han'dan önce Tünel Pasajı'nı da içine alan ve 1874'te tamamlanan ilk metro binasından söz eder. Pasajın Ensiz Sokağı köşesinde bu binadan kalma bacalar hala durmaktadır. 19. yüzyılın son çeyreğinde konut olarak yaptırılır ve üç ana bloktan oluşur. Binanın üst cephe silmesinde görülebilen 1883 ve 1885 tarihlerinin binanın yapımına başlama ve bitiş tarihleri olduğu düşünülmektedir. Bloklar 1960-1970'li yıllarda büyük ölçüde restore edilir ve iç Binadaki varlığını koruyan en köklü dükkânlarından biri Kohen Kardeşler/ Hemşireler Kitabevi’dir. (Görsel açıklama Tünel Geçici Han, 2021) (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin)

    #çeşitlilik

  • 1884

    CERCLE D'ORİENT


    Cercle d'Orient’ın içinde bulunduğu yapı bloğu Yeşilçam Sokak ile İstiklal caddesinin kesiştiği yapı adasıdır. Abraham Karakahya Paşa tarafından 1882 yılında pasaj, dükkân, sinema ve tiyatro salonları olan bir sosyal kulüp binası olarak Mimar Alexandre Vallaury’e inşa ettirilir. Abraham Paşa, 1884’te tamamlanan binanın ikinci katını kendine ayırır ve iki katını ‘Cercle d’Orient’a (Büyük Kulüp) kiralar. Zamanla zemin katta lüks dükkânlar açılır ve bina, Beyoğlu’nun en hareketli ve merak uyandıran yerlerinden biri haline gelir. Çatı katı kulübe ait otel odaları şeklinde düzenlenir ve genellikle İstanbul’da geçici olarak bulunan yabancılara, özellikle de diplomatlara kiralanır (Kula Say, 2016).  Abraham Paşa Osmanlı Bankası’ndan aldığı borcu  ödeyemeyince mülk Osmanlı Bankası’na geçer. 1909 yılında ilk kapalı yapı olarak ‘Skating Palace’ ve daha sonra İsketing Apartmanı inşa edilir.  Zaman içerisinde parsele, daha sonra İpek ve Rüya Sinemaları adını alan tiyatro ve sinema salonları eklenir. 1924 yılında Skating Palace yenilenerek  Melek Sineması’na dönüşür (Özlü, 2016). Melek Sineması, 875 kişi kapasitelidir ve barok duvar ve tavan süslemeleriyle Beyoğlu’nun en görkemli salonlarından biri olarak kabul edilmektedir.  Bina kompleksi 1957 yılında Emekli Sandığı’na geçer. 1958’de Melek Sineması, Emek Sineması adıyla işletilmeye başlar. Cercle d’Orient ile birlikte Emek Sineması’nın içinde bulunduğu Melek Apartmanı 20 Mayıs 2013 tarihinde yap-işlet-devret modeliyle Kamer İnşaat'a verilir. Melek Apartmanı yıkılarak Cercle d'Orient ile birlikte Grand Pera AVM yapılır. Emek Sineması AVM'nin üst katına taşınır. (Görsel açıklama: Cercle d'Orient: Yıkım öncesi durum)

    #kopuş

    İlgili alıntılar

  • 1885

    ZAPYON KIZ LİSESİ


    Banker Konstantin Zappas tarafından yaptırılan Zapyon Kız Lisesi o günden bu yana öğretime devam eder. (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin) (Görsel açıklama: Zapyon Kız Lisesi, 2021)

    #süreklilik #çeşitlilik

  • 1885

    HALEP PASAJI


    Halep Pasajı 1885'te inşa edilir. Arka kısmına sonradan ahşap olarak bir sirk tiyatrosu yapılır ve 1889’dan itibaren burada, daha sonra ismini Cirque de Pera olarak değiştiren Grande Cirque Tourniaire gösteriler yapar. 1800'lü yılların sonunda sinemanın ortaya çıkışı sirklere olan ilgiyi azaltmaya başlar. 1898'de Cirque de Pera sinema ve gramofon ile sirk gösterilerini birleştirerek seyircilerini tutmaya çalışır (And, 1993b).  (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin) (Görsel açıklama Halep Pasajı, 2021)

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1887

    AYA TRİADA KİLİSESİ


    1870'deki büyük yangından sonra Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi binası inşa edilir. (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin) (Görsel açıklama: Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi, 2021)

    #çeşitlilik #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1888

    VİKTORYA LOKANTASI


    1888 yılında İstanbul Karaköy’de açılan Viktorya (daha sonra Abdullah Efendi olarak ismi değiştirilir) bir Müslüman Türk tarafından açılan ilk lokanta olarak bilinir. 1920 yılında lokanta Beyoğlu Ağa Camii yanında bulunan Rumeli Han’ın zemin katına taşınır (Büyükünal, 2006a). Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Behçet Kemal Çağlar, Adnan Menderes, Gönül Yazar, Lütfi Kırdar gibi ünlü isimleri müdavimleri arasında yer alır (Dorsay, 1993). Beyoğlu’nda başlayan yozlaşma nedeniyle 1967-1968 yıllarında lokanta  Emirgan’a taşınır (Akı, 2016). 

    #çeşitlilik

  • 1889

    TEPEBAŞI TİYATROLARI


    1870 yangını sonrasındaki imar hareketleriyle Tepebaşı'nda iki önemli tiyatro inşa edilir. Birincisi 1870’lerin sonunda Hovsep Aznavur isimli bir mimar tarafından yapılan Kışlık Tiyatro, diğeri ise 1889’da Claudius adlı bir opera emprezaryosu tarafından yaptırılan üstü açık amfi biçiminde yamaca yerleşen Yazlık Tiyatro’dur  (Durudoğan, 1993b). Dışarıdan eski İstanbul köşklerine benzeyen içinde ise Barok tarzı süslemelerin olduğu 620 koltuklu Kışlık Tiyatro binası, dönemin tiyatro izleyicisinin genellikle üst sınıf olduğunu göstermektedir. Dört localı, üzeri açık bir tiyatro olan ve çok daha sade bir dekorasyona sahip Yazlık Tiyatro’da ise daha ziyade ikinci sınıf artistlerin operaları ve temsilleri gösterilmektedir. Yapı 1890 yılında yanar fakat daha sonra yeniden onarılır (Durudoğan, 1993b).

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1890

    ANADOLU PASAJI


    Anadolu Pasajı, Afrika ve Rumeli pasajları gibi Ragıp Sarıca Paşa tarafından 1890’larda, 830 metrekarelik bir alana inşa ettirilir ve zemin kattaki pasajda on yedi dükkân ve üst katlarda konut olarak kullanılmak üzere 20 daire bulunur (Akıncı, 2018). (Duhani, 2017). Anadolu Pasajı’nın 9 ve 11 numaralı yerlerini kiralayan deneyimli bir meyhaneci olan Nikola (Niko) Valavanis 1900 yılında burayı lüks bir birahane haline getirir ve adını Brasserie L'Orient (Şark Birahanesi) koyar. Niko’nun ölümünden sonra birahane birkaç kez el değiştirir ve adı Anadolu Birahanesi olur (Üsdiken, 1994). Pasajda açılmış bir başka tanınmış mekân Hacı Salih Lokantası’dır. Bina 2005'te satılıp restorasyona girer ve İlk katlar FLO tarafından kullanıldığı için pasaj özelliğini kaybeder. 

    #kopuş

  • 1891

    BÜYÜK LONDRA OTELİ


    Büyük Londra Oteli 1891'de, Kallavi sokağa adını veren Glavany'lerin ahşap konağının yerinde, L. Adamopoulos ve N. Aperghis adlı iki ortak tarafından, Mimar Semprini'ye önce konut olarak inşa ettirilir, sonra otele çevrilir. Zamanının en lüks otellerindendir, bütün odalarında sıcak su, elektrik ve iç hat telefonu bulunduğu bilinmektedir. Otelin ünlü konukları arasında, Ernest Hemingway de bulunmaktadır. Otel birkaç kez yenilendikten sonra 1980’lerde yeniden popülerlik kazanır. Özellikle Fatih Akın’ın 2004'te çektiği “Duvara Karşı” filmi için bu otelin popülerliğini artırır  (Grand Hotel des Londres, 2019). (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin) (Görsel açıklama: Londra Oteli, 2021)  

    #süreklilik

  • 1893

    AZNAVUR PASAJI


    1893'te günümüzde hala ayakta olan Aznavur Pasajı inşa edilir. Pasajın iki kapısı bulunmaktadır, ana kapı İstiklal Caddesi’ne, 1924 yılında eklenmiş olan diğer kapı ise Meşrutiyet Caddesine açılır. Pasaj, 1989 ve 1993 yıllarında yapılan tadilatlarla bugünkü halini alır. Dokuz katlı Aznavur Pasajı İtalyan mimarisinin izlerini taşımaktadır. Pasajda 28 mağazanın yanı sıra kafeler, bir bilardo salonu ve internet cafe, spor salonu, resim atölyesi, dans salonu gibi iş yerlerinin faaliyet gösterir(Akıncı, 2018). (Görsel açıklama Aznavur Pasajı, 2021) (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin)

    #süreklilik #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1893

    BRİSTOL OTELİ


    Bristol Oteli 1893 yılında Rum mimar Achille Manoussos tarafından inşa edilir. Büyük Londra, Pera Palas ve Tokatlıyan Otelleri gibi 1950’li yıllara kadar İstanbul’u ziyaret eden gezginlerin konakladığı önemli otellerden biridir (Genim, 2005). 1918'den itibaren birkaç defa el değiştirir ve son sahibi Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından müzeye dönüştürülür. Mimar Sinan Genim tarafından yenilenen bina 8 Haziran 2005'te Pera Müzesi olarak açılır. (Genim, 2005).

    #çeşitlilik

  • 1893

    ZOĞRAFYON RUM LİSESİ


    1846’da Beyoğlu'ndaki Rum cemaati Panayia Kilisesi Okulu adıyla bir okul kurar ve 1892’ye kadar eğitimlerini burada sürdürürler. Bu okulun fiziksel şartlarının yetersizliği nedeniyle yeni bir okul inşa edilir. Bu okulun masraflarının bir kısmını Galata bankeri Hristakis Zoğrafos üstlenir. Rum cemaati Hristaki Zoğrafos'u okulun kurucusu olarak kabul eder ve okula "Zoğrafyon" adını verir. 

    #süreklilik #çeşitlilik

  • 1895

    NÜFUS DAĞILIMI


    Galata- Beyoğlu-Tophane bölgesindeki nüfus dağılımı, Müslümanların %21,8, Gayri Müslimlerin %32 ve yabancıların %47’lik bir paya sahip olduğunu gösterir (Eldem, 1992).

    #çeşitlilik

  • 1895

    PERA PALAS


    Orient Express’in duraklarından biri olan Pera Palas'ın inşasına 1892'de başlanır ve 1895 yılında hizmete girer. Modern anlamdaki ilk oteldir. Saray dışında elektriğin kullanıldığı ilk yerdir. Neo-klasik, art nouveau ve oryantal stil mimari özellikler barındırır. Elektrikli asansörün de ilk kullanıldığı yapıdır. Dünyaca ünlü birçok isme ev sahipliği yapmaya günümüzde de devam eder.

    #süreklilik #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1895

    ESAYAN KIZ LİSESİ


    Esayan Ermeni Mektebi, 1895’te Kayserili Hovhannes ve Mıgırdiç Esayan kardeşler tarafından ilkokul olarak yaptırılır. Okula 1899 yılında ortaokul da eklenir. Birinci Dünya Savaşı sırasında askeri harita - kadastro öğrencilerinin ders gördüğü okul aynı zamanda yetimhane olarak da kullanılır. 1930 yılında lise kısmı açılan okul, 1941’den sonra karma eğitim vermeye başlar. Günümüzde Özel Esayan Ermeni İlkokulu ve Ortaokulu ve Özel Esayan Ermeni Lisesi adıyla eğitim vermektedir.  (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin) (Görsel açıklama: Esayan Kız Lisesi, 2021)

    #süreklilik #çeşitlilik

  • 1896

    EDMONDO DE AMİCİS


    “Burada, Rum, İtalyan, Fransız züppeleri, tüccar asilzadeleri, muhtelif yabancı delegasyon memurlarını, yabancı bahriye subaylarını, elçilik maiyetlerini ve her milletten kuşkulu simaları görmek mümkündür. Türk erkekleri, kuaförlerin vitrinlerindeki balmumu mankenlere hayranlıkla bakmakta ve kadınlar şapkacı dükkânlarının önünde ağzı açık duraklamaktadırlar. Avrupalılar burada başka yerlere nazaran daha yüksek sesle gülüşüp, sokak ortasında şakalaşırlar. Bu arada Türkler, sanki yabancı bir memleketteymiş gibi, başlarını İstanbul tarafındaki kadar dik tutamamaktadırlar.” (De Amicis, 1896; akt. Çelik, 2017: 212). (Görsel açıklama: Edmondo De Amicis)

  • 1896

    İLK SİNEMA GÖSTERİMİ


    Sinema ancak 19. yüzyılın yüzyılın sonuna yetişebilir.  İlk kez 1895’te Paris’te ortaya çıkan bu yeni eğlence türü hemen bir sene sonra Pera’ya gelir. Pera’da ilk sinema gösterimi bugünkü adresle Meşrutiyet Caddesi No:3’te yer alan Sponeck Birahanesi’nde yapılır. Pera sakinlerinin merakı ve isteği üzerine ilk sinema gösteriminden birkaç hafta sonra Odeon, Tepebaşı ve Omonia tiyatrolarında sinema gösterimleri başlar (Bozis, 2011: 179). 

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1897

    RUMELİ PASAJI


    Sarıca Ragıp Paşa tarafından yaptırılan üç pasajdan sonuncusu ve en görkemlisi olan Rumeli Pasajı'nın mimarının August Jasmund olduğu tahmin edilmektedir. Konut olarak planlanan üst katlarında 56 daire ve zemin katında 30 dükkân bulunur (Akıncı, 2018). Binada faaliyet gösteren ünlü işletmeler arasında Rebul Eczanesi, Abdullah Efendi Lokantası ve Galeri Edip sayılabilir. Bir dönem Türkiye Komünist Partisi'nin İstanbul İl Başkanlığına da ev sahipliği yapan Pasaj, bu özelliği ile TKP Binası olarak da anılırdı. 2012 yılında Gevrekli Ailesi tarafından satın alınan binadaki 62 kiracı 2014 yılına kadar tahliye edilir. Rumeli Han Hilton zincirinin üst markalarından biri olmak üzere restorasyona girer, ancak henüz tamamlanamaz (Özgentürk, 2017).

    #kopuş

  • 1900

    BOTTER APARTMANI


    Terzilik mesleği hem sarayın hem de varlıklı gayrimüslim ve yabancıların talepleriyle Beyoğlu’nda gelişir. II. Abdülhamid’in 30 yıl boyunca terziliğini yapan Jean Botter de döneminin en ünlü terzisidir.  Botter, 1900 yılında Raimondo D’Aronco'ya kendi adıyla anılan apartmanı inşa ettirir. (Eren, 2016).   Abdülhamit dışında diğer padişahların terzileri de Beyoğlu’ndandır. 1870’lerden sonra dikiş makinası kullanımıyla birlikte üretim artar (Himam ve Tekcan, 2014). Sermet Muhtar Alus, Botter dışında İşpigel (Spiegel) ve Kalivrusi ile birlikte Galatasaray’ın karşısında atölyesi bulunan terzi Efijeni’den bahseder.  #ustalık çıraklık

    #ustalıkçıraklık

    İlgili alıntılar

  • 1900-1925

    MEZARLIKLAR KALDIRILIYOR


    Tepebaşı bölgesi oluşturulurken Müslüman mezarlıkları yok edilir; giderek nüfusu artan Beyoğlu’nun lağımı Kasımpaşa bölgesinden Haliç’e aktarılır ve özellikle 1800’lü yıllar boyunca ve 1900’lu yılların ilk çeyreğinde İstanbul’da yaygın olarak görülen veba, kolera gibi salgın hastalıkların ortaya çıkmasına da zemin hazırlanır. (Görsel açıklama: Tepebaşı Bahçesi)

    İlgili alıntılar

  • 1904

    BEYOĞLU'NDA SU


    Beyoğlu’nun su sorunu üzerine ilk ciddi çalışma 18. yüzyıl ortalarında yapılır. 1732’de Birinci Mahmud tarafından Bahçeköy su şebekesi yaptırılır. Bahçeköy şebekesinin yetersiz kalması üzerine 19. yüzyılın sonlarında, Terkos Gölü’nden İstanbul’a su veren şebeke yapılır.  Kemerburgaz ile Cendere arasındaki 60 kadar kaynağın suları toplanarak 1904’te demir borular ile Beyoğlu’ya sevk edilir. Bu sular Hamidiye Suları olarak tanınır. (Kaynak: Beyoğlu Belediyesi Web Sitesi) (Görsel: Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği, Taha Toros Arşivi)

    #süreklilik

  • 1904

    SES TİYATROSU


    Halep Pasajı içindeki Sirk Tiyatrosu 1904'te bir yangın sonucu hasar görünce, İspanyol işletmecisi tiyatroyu Mimar Campanaki’ye yeniden yaptırır ve tiyatro binası büyük ölçüde bugünkü biçimini alır. 17 localı ve 500 kişi alan bu yapının adı Varyete Tiyatrosu olarak değiştirilir ve burada varyete gösterileri yapılmaya başlanır. 1907’de The Royal View Sineması burayı kiralar ve senfonik orkestra eşliğinde film gösterileri yapılır (Akçura, 1993). Tiyatro 1918 yılında Muhsin Ertuğrul tarafından satın alınır. 1929'da yabancı ve Türk drama topluluklarına ev sahipliği yapan Fransız Tiyatrosu'na çevrilir. 1942'de Avni Dilligil yönetiminde Ses Tiyatrosu, 1962'de Haldun Dor­men tarafından Dormen Tiyatrosu adıyla faaliyet gösterir. 1972'de Ses Sineması adında  sinemaya dönüştürülür ve seks filmleri gösterilir. 1989'da Ferhan Şensoy'un satın aldığı bina  tiyatro işlevine geri döner.  Günümüzde Ses – 1885 Ortaoyuncular Tiyatrosu olarak anılır. (Görsel Kaynak: ortaoyuncular.com)

    #süreklilik #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1904

    SANTA MARİA DRAPERİS KİLİSESİ


    Günümüzde İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Santa Maria Draperis Kilisesi'nin bugünkü binası 1904 yılında inşa edilir. Daha önce Galata’da Mumhane Caddesi üzerinde yer alan bina 1584, 1660 ve 1678 yıllarındaki yangınlardan sonra Beyoğlu’na taşınır. Burada da yangınlara maruz kalan bu kilise bir dönem Avusturya – Macaristan Elçiliği tarafından da kullanılır. Bugün Latin Katolik kilisesi olarak hizmet vermektedir. (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin) (Görsel Açıklama: Santa Maria Draperis Kilisesi, 2021)

    #süreklilik

    İlgili alıntılar

  • 1905

    CİNEMA THÉATRE PATHÉ FRÉRES


    İlk sinema gösterimlerinin   beğenilmesi üzerine  Beyoğlu’ndaki birçok tiyatro salonu sinema salonuna dönüştürülür. Tepebaşı'ndaki Yazlık Tiyatro 1905'te Mimar Campanaki tarafından elden geçirilir ve üstü kapatılarak 1200 kişi alacak şekilde genişletilir. 1908'de Sigmund Weinberg, Paris'teki Pathé kardeşlerin temsilciliğini üstlenerek Pera’nın ilk sinema salonunu Cinema Théatre Pathé Fréres ismiyle burada açar (Evren, 1993a).  1915’te adı Modern Sinema olarak değiştirilen salon Birinci Dünya Savaşı sonrası 1919-1923 yılları arasında tekrar tiyatro olarak hizmet verir (Evren, 1993b). 

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1908

    İKİNCİ MEŞRUTİYET


    23 Temmuz 1908'de II. Meşrutiyet ilan edilir ve batı normlarında planlama girişimlerinin yoğunlaştığı görülür. Buna yönelik olarak haritalama çalışmalarına 1910 yılında başlanır ve bu çalışmalarda Beyoğlu ve Üsküdar’a öncelik verilir.

  • 1908

    SURİYE PASAJI (CİTE DE SYRİE)


    1908 yılında inşa Rus Konsolosluğu’nun karşısında üç kapılı olarak inşa edilen pasajın mimarı Demetre Bassiladis’tir.  1913 tarihli Şark Ticaret Yıllıkları’na göre (Annuaire Oriental, 1913; akt. Gülenaz, 2011), Suriye Pasajı'nda ilk yıllarında kristal ve cam eşyaların satıldığı Amerikan Pazarı'nın yanı sıra çok çeşitli niteliklerde dükkan bulunur. Felix Potin adlı gıda maddeleri satan Fransız mağaza zincirine ait bir dükkan ve Paris kökenli Printemps mağazası da buradadır. 1911 yılında Santral Sineması (Cine Central) açılır. 1928 yılında Cumhuriyet olarak değiştirilen sinema en son Zafer Sineması adını aldıktan sonra kapanır (Akıncı, 2018). Pasajın en büyük hissedarı Vakıflar Genel Müdürlüğü’dür. Zemin ve asma katta dükkanlar, üst katlarda artık iş yerlerine dönüşmüş olan daireler vardır (Beyoğlu Belediyesi İmar Arşivi).  1878’den 1964 yılına kadar Fransızca yayınlanan İstanbul Gazetesi’nin matbaası ve zemin katında 1925 yılından yakın zamana kadar Apoyevmatini Gazetesi vardır. (Gülenaz, 2011). 

    #süreklilik #çeşitlilik

  • 1909

    31 MART VAKASI


    31 Mart Vakası, II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'da yönetime karşı yapılmış büyük bir ayaklanmadır. On üç gün sürer. Askeri bir isyan olarak başlar ve dini bir hal alır. İsyancıların İstanbul içerisinde küçük gruplar halinde dolaşarak silah attıkları, Türk kadınlarının Beyoğlu'na çıkmasını engelledikleri, Frenk gömleği giyen kimseleri tartakladıkları aktarılır. (Görsel açıklama: Mayıs 1909, Selanik Birliklerinin çıkarılışı, Osmanlı kartpostal)

  • 1909

    TOKATLIYAN OTEL


    Tokatlıyan Otel görkemli bir biçimde açılır ve Avrupa’daki tüm seyahat kitapları otelden bahsetmeye başlar. Gazetelerin verdiği bilgilerden Tokatlıyan otelinin siyasetçilerin ve yüksek rütbeli subayların buluştuğu bir mekân haline geldiği, savaş sırasında bile lüks ve şatafatın hâkim olduğu anlaşılır. İstanbul’da yeni otellerin açılmasıyla otelin cazibesini giderek azalır; sonuç olarak otel 1958’de mahkeme kararıyla boşaltılır ve kilise vakfı tarafından iş hanına dönüştürülme kararı alınır. Bugün otel iş hanı olarak kullanılır ve bakımsızlık nedeniyle ciddi biçimde köhneleşmiş durumdadır (Büyükünal, 2006).

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1910

    İŞ YERLERİNİN DAĞILIMI


    Tanzimat’tan itibaren Avrupa ile ticaretin artması İstanbul’un Merkezi İş Alanı'nı dönüştürür. Geleneksel merkez Eminönü-Beyazıt arasında yayılırken, Batı ile ticaretin etkisiyle Karaköy ve Galata’da dış ticaret, finans, sigortacılık, gayrimenkul hizmetleri gelişir; Pera ve Tepebaşı’nda ise konaklama, eğlence ve kültür hizmetleri yoğunlaşır. 1910’da iş yerlerinin dağılımı etnik kökene göre ayrıştırıldığında, İstanbul'da tüm işyerlerinin %42’sini temsil eden Rum işyerlerinin üçte biri (%35) Galata Caddesi ve çevresi, Taksim’in güneyi, Tarlabaşı, Kasımpaşa, Baruthane ve Balık Pazarı’nda konumlanır. (Yücesoy, 2014: 18; 23-24).

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1911

    ALİ MUHİTTİN HACI BEKİR ŞEKERCİSİ


    Şekerci Hacı Bekir, 1777 yılında Kastamonu’dan İstanbul’a gelerek Bahçekapı semtinde lokum, akide vb. şekerlemeleri sattığı küçük bir şekerci dükkânı açar. (www.hacibekir.com, 2019). Şekerci Hacı Bekir Efendi’nin ölümünün ardından işletmeyi oğlu Mehmed Muhittin Bey devralır. 1873 yılında Viyana’da düzenlenen fuarda Mehmed Muhittin Efendi Osmanlı şekerlemelerini tanıtmakla görevlendirilir. Fuarda Batılı üreticilerin marka kullanımından etkilenir ve böylelikle Osmanlı’nın ilk markasını kurar (www.hacibekir.com, 2019). 1911 yılında İstanbul’da Beyoğlu dâhil Parmakkapı, Karaköy,  Kadıköy gibi çeşitli semtlerde çok sayıda şubesi açılır (www.yuzyillikhikayeler.com, 2019). (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin) (Görsel Açıklama: Ali Muhiddin Hacı Bekir Şekercisi, 2021)

    #süreklilik #gelenek

  • 1912

    GALATA KÖPRÜSÜ


    Alman firması MAN AG tarafından inşa edilen Dördüncü Galata Köprüsü 1912 yılında hizmete girer ve 16 Mayıs 1992'deki yangına kadar kullanılır. Köprünün yanma nedeni hala tam olarak bilinmemektedir. Yanan köprü onarıldıktan sonra Balat-Hasköy arasına yerleştirilir ve yerinehalen kullanılan köprü yapılır.

    #süreklilik

  • 1912

    SAİNT ANTOİNE KİLİSESİ


    1724 yılında inşa edilen ilk Saint Antoine kilisesi, 1904 yılında tramvay yolu için yıkılınca rahipler aynı cadde üzerinde kiliselerini kurabilecekleri yeni bir alan ararlar. 1912 yılında kilise inşası tamamlanarak ibadete açılır. Kilisenin inşaatı sırasında Linardi Sokağı'ndaki (Çiçeki Sokak) Concordia gazinosu yıkılır. Ayrıca kilisenin sokaktaki genelevleri satın alması ile 1908 yılında Linardi “temizlenir”.  Scognamillo’nun deyişiyle “…caddede yeni bir kilise inşa edilince sokak günahlarından arınmıştır” (Scognamillo, 1994: 81).  

    #süreklilik #kopuş

    İlgili alıntılar

  • 1912-1919

    CEMİL TOPUZLU


    Cemil (Topuzlu) Paşa 1912-1919 yılları arasında fasılalarla üç yıl İstanbul Şehreminliği yapar. Döneminde batılı tarzda planlama ve imar faaliyetleri artırılır; özellikle yangın yerleri ile ilgili plan uygulamaları yapılır ve önemli yollar açılır. Ayrıca çeşitli ilçelerde park düzenlemeleri yapılır; Tepebaşı Belediye Bahçesi ve Taksim Belediye Bahçesi bunlar arasında yer alır. (Tekeli, 2013).(Görsel açıklama: Alman Mavileri, Taksim Bahçesi)

  • 1913

    GAUMONT SİNEMASI


    1875’te inşa edilen Lüksemburg apartmanında 1913 yılında Gaumont Film Şirketi’nin işletmeciliğinde Gaumont sineması kurulur. Ancak bir yıl sonra 1914’te Niko Çangopuios tarafından devralınarak Lüksemburg adını alır ve 1930'da kimi değişiklikler yapılarak Glorya adıyla hizmet vermeye başlar. 1933’lerde Niko’dan Aleko-Filatos Çangopuios'a geçen sinemanın adı Saray'a çevrilir. 

    #çeşitlilik

  • 1914

    MAJİK SİNEMASI


    Majik Sineması, Beyoğlu’nda doğrudan sinema salonu olarak inşa edilen ilk yapıdır. 1914 yılında açılan sinema, döneminde doğunun en büyük ve en lüks salonu olarak tarif edilir. Mimarı Giolio Mongeri’dir (Evren, 1993d). 98 yıl boyunca hizmet veren sinemanın adı sırasıyla Türk, Taksim, Yeni Taksim ve Venüs olarak değişmiş, ayrıca Taksim Sahnesi de burada yer almıştır. 2012 yılında yanında bulunan Maksim Gazinosu ile birlikte yerine otel yapılmak üzere yıkılır. (Görsel kaynak: Şişli’de Bir Konak ve Mimar Giulio Mongeri kitabı, Özlem İnay Erten) 

    #kopuş

  • 1914

    BEYOĞLU SPOR KULÜBÜ


    1877 yılında İstanbullu Rumlar tarafından kurulan Ermis Kulübü, 1886 yılında "Athlitikos Sillogos Pera" ve 1914 yılında Pera Spor Kulübü adını alır. Cumhuriyet ile birlikte kulübün adı Beyoğlu Spor Kulübü olur. BSK, özellikle basketbol ve voleybolda da birçok başarı kazanmış, voleybol takımı üst üste 5 yıl Türkiye şampiyonu olmuştur. (Görsel açıklama: Beyoğlu Kulübü oyuncuları, 1922) Görsel kaynak: Beyoğlu Spor Kulübü Arşivi) 

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1915

    CİNE PALACE


    1915'te İstiklal Caddesi üzerinde Cine Palace sineması açılır. Giriş holünün tavanı tamamen bir bütün ayna ile kaplanmış olduğu için Aynalı Sinema olarak da bilinir. Döneminin en şık sinemasıdır, nitekim 1925’te sinemanın ismi Şık Sineması olarak değişir. Lüks dekorasyonu ile İstanbul elitlerinin uğradığı bir sinema olur, Enver Paşa da bu sinemayı tercih eder(Evren, 1993c; Scognamillo 2008). Sinemanın bugün yerinde Akbank Beyoğlu şubesi yer alır.

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1917

    BEYAZ RUSLAR


    İşgal yıllarında özellikle Beyoğlu’nda önemli etkiler yaratmış olan en önemli grup İstanbul’a iltica eden Bolşevik muhalifi Beyaz Ruslardır. 1919’dan itibaren ve özellikle 1920’de Beyaz Ordunun savaşı kaybetmesinden sonra 200.000 civarında sivil ve asker Türkiye’ye sığınır, bir bölümü Gelibolu, Tuzla ve Mudanya’ya yerleştirilirken çok büyük bir bölümü İtilaf Devletlerinin işgali altındaki İstanbul’a gelir (Erbil, 2019). 1921’de İstanbul’da 150.000’e yakın Beyaz Rus, şehir nüfusunun %20’sini oluşturur.

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1917

    LAMBO’NUN MEYHANESİ


    1917 Devrimi ile İstanbul’a geldiği söylenen Rus asıllı Mösyö Lambo’nun Meyhanesi Nevizade Sokağı’nda açılan ilk meyhanelerdendir (Taşdemir, 2016). Orhan Veli’nin keşfettiği ve müdavimi olduğu Lambo, , 1940’lı ve 1950’li yıllarda sanat ve edebiyat dünyasından pek çok ismi ağırlar. Veresiye defteri ile ünlüdür, müdavimlerinin parası yetmediğinde Lambo, o deftere bir şiir ya da söz yazdırır (Salik, 2017).  Bugün Lambo adıyla yine Nevizade Sokak’ta eski konsepti ile ilgisi olmayan kafe-bar tarzında bir yeme-içme mekânı bulunmaktadır (Zariç, 2016).  

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1917

    MOSKOVİT


    Le Grand Cercle Moscovite ya da bilinen adıyla Moskovit 1917 sonrasında Beyaz Rus Mihail Mihailoviç tarafından açılır. 1926 yılında Bon Marché’yi satın Carlmann Ailesi, pasajın üst katını Mihalioviç’e kiralar. Mihailoviç de Moskovit’i buraya taşır. 1928 yılında lokantanın adını Turquoise olarak değiştirir. Bonmarşenin üst katını tamamen kaplayan ve 250 masa alabilen çok geniş bir mekân olan Turquoise 1933 yılında kapanır. (Üsdiken, 1994).

    İlgili alıntılar

  • 1918-1923

    İŞGAL YILLARI


    Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İstanbul; İngiliz, Fransız, Yunanistan ve İtalyan kuvvetleri tarafından işgal edilir. Beyoğlu yakası İngilizlerin, İstanbul yakası Fransızların ve Anadolu yakası İtalyanların kontrolüne bırakılır. İşgal kuvvetleri İstanbul’da pek çok binayı karargâh ve idare merkezi olarak kullanırlar, belli bölgelerde yoğunlaşırlar. (Türkmen, 2002; Aslan, 2009; akt. Farjova, 2015) Bu dönemde İngiliz polisinin Beyoğlu’nda keyfi denetimler ve tutuklama yaptıkları aktarılır (Freely ve Freely, 2018: 139). (Görsel açıklama: Beyoğlu İngiliz birlikleri Beyoğlu'nda) (Görsel Kaynak: Milliyet Arşivi)

  • 1918-1923

    İŞGAL YILLARI


    İstanbul sokakları işgalle ve gelen kitlesel göçlerle birlikte her ırktan, her milletten asker ve sivilin dolaştığı bir kargaşayı yaşamaya başlamıştır. Stefanos Yerasimos (2015)  bu tabloyu şöyle tasvir etmektedir: ”Kalabalık, kentin merkezindeki sokaklar, pencerelere, balkonlara, teraslara bir kez daha yayılmıştı ve küçük bayraklarını neşeli bir gürültüyle sallandırıyordu. İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan her renkten üniforma, değişik türleri ile birbirine karışıyordu; koca kırmızı fesli ve beyaz maşlaklı Afrikalı sipahiler, başları türbanlı Hintli askerler, zift gibi kapkara Senegalliler, koyu renk eteklikli sarışın İskoçyalılar, tüylerle süslü geniş başlıklı İtalyan piyadeler, deniz mavisi üniformalı geniş Napolyon şapkalı İtalyan jandarmalar, Yunan efsun askerleri, geniş külot pantolonları ve botlarıyla Giritli jandarmalar, çarın ordularına mensup her soydan Rus subayı; bu sonuncular paçavralar içindeydiler, ama çok mağrurdular; göğüsleri madalya doluydu, pantolonlarında ise delikler vardı.” Stefanos Yerasimos (2015: 166) (Görsel açıklama: Stefanos Yerasimos)

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1919-1921

    İŞGAL DÖNEMİ


    İşgal döneminde İstanbul’da iki yıl geçiren Ukraynalı ressam Alexis Gritchenko  şöyle aktarır: “Pera’dan ve dünyanın dört bir yanından oraya toplanmış madrabazlardan nefret ediyorum. Namuslu tek bir sima insani bir tek çizgi, bir tek ifade yok. Dalavere, vurgun, sefahat, işte tüm Peralıların merakı ve tanrıları… Uzun süre Suriçi İstanbul’a Pera’dan geçmeden ulaşmamı sağlayacak bir yol aradım. Bu sabah planım tuttu…. Eski köprüden geçerek Harbiye’ye döndüm. Bu köprüde harika düşünceler su yüzüne çıkıyor. Karşı tarafa geçer geçmez o büyülenme hali, Şark Şehrazad’ı yok oluyor. Pera’da karşınıza çıkan ilk sokağa adımınızı attığınız anda kendinizi Avrupa’da sanıyorsunuz. Ve bu bayağı Avrupa her şeyi iğrenç ve can sıkıcı kılıyor.” (Gritchenko, 2020: 42, 66). 2020 yılının Kasım ayında Meşher'de Alexis Gritchenko İstanbul yılları adında bir sergi gerçekleştirilir. (Görsel Kaynak: Meşher) (Görsel açıklama: Alexis Gritchenko, Fesli Dört Adam, Şubat 1921, kâğıt üzerine suluboya ve karakalem, 25,5 × 22,5 cm, imzalı ve tarihli. Ömer Koç Koleksiyonu.)

  • 1920

    EPTALOFOS KAHVESİ


    1870 yılında Cafe d'Europe adıyla açılan kahve daha sonra Eptalofos adını alır. 1920'lere kadar bu isimle anıldıktan sonra Ulus Kahvesi'ne dönüşen Eptalofos, aralarında Edip Cansever, Atilla İlhan, Behçet Necatigil, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Oktay Akbal ve Leya Erbil gibi sanatçıların vakit geçirdiği bir mekan olur. Bugün yerinde Burger King bulunur. (Kaynak: Beyoğlu 1870, 2000 - Bir Beyoğlu Fotoromanı: Bir Efsanenin Monografisi, Yapı Kredi Yayıncılık, 2000) (Fotoğraf: Orhan Cem Çetin)

    #çeşitlilik

  • 1920’ler

    NİSUAZ PASTANESİ


    İstanbullu Rumlardan Piko Kriçis tarafından (Büyükünal, 2006a) bugünkü Ayhan Işık Sokak’ta  Nisuaz Pastanesi açılır (Akın, 1993).  Pastanenin en önemli özelliklerinden biri yirmi dört saat açık olmasıdır. Burası Ahmet Hamdi Tanpınar, Edip Ayel, Cavit Yamaç, Salah Birsel, Abidin Dino, Arif Dino, Bedri Rahmi ve Sabahattin Ali gibi ünlü yazar ve şairleri ağırlamıştır. 1967 yılında kapanan Nisuaz Pastanesi’nin yerinde şu anda Garanti Bankası şubesi vardır (Üsdiken, 1993).  

    #süreklilik  #gelenek

    İlgili alıntılar

  • 1920-1921

    ELHAMRA PASAJI


    1920-1922 yılları arasında iş adamı Said Adapazarlı tarafından yaptırılan Elhamra Pasajı, Türkiye’nin ilk betonarme, kaloriferli ve asansörlü binalarındandır. (Gülenaz, 2011).  Pasajdaki Kristal Tiyatrosu'nun 6 katlı locaları olduğu anlatılır.(Akıncı, 2018). Sinema salonu olmanın yanı sıra kültür merkezi ve tiyatro olarak da hizmet veren Elhamra, Atatürk’ün iki kere film izlediği tek sinema salonu olma özelliğine sahiptir (Evren, 1994). Sururi Topluluğu, İstanbul Opereti ve İstanbul Tiyatrosu da burada sahne alır. 1970'lerde tiyatro kapanır, 1976'da yeniden açılan sinemada ilerleyen yıllarda uzun süre seks filmleri gösterilir (Evren, 1994; Dorsay, 2011). Elhamra Sineması 1999 yılında çıkan bir yangınla kül olur ve yerine bir gece kulübü açılır (Oylum, 2016). 

    #çeşitlilik  #süreklilik

  • 1921

    MAXİME GECE KULÜBÜ


    Amerikan asıllı Siyahi Rus Frederick Bruce Thomas tarafından açılan Maxime Gece Kulübü caz müziğini Türkiye’ye getirir. Ancak Scognamillo’ya göre Maxime (1920’lerin başındaki adı ile Maxime) Fransız Büyükelçiliği’nin eski bahçıvanı Lehman tarafından açılmıştır (Scognamillo: 1994: 55). Turan Akıncı ise başlangıç yerinin Sıraselviler Caddesi'nin girişindeki Rum-Fransız mektebinin kapanmasından sonra yerine inşa edilen  Cinemajik’in altındaki büyük salon olduğunu belirtir. (Akıncı: 2018) Maxime, 1950’lere kadar caz kültürünü Beyoğlu’nda yaşatır. Scognamillo 1928 yılında Maxime'in yenilenerek New Maxim olduğunu ve gece yarısından sonra sosyetik bir kabare olarak hizmet verdiğini söyler. Ünlü “ramblers five” caz beşlisi ve Arjantin tango orkestrası burada düzenli program yaparlar (Scognamillo: 1994: 65). (Görsel açıklama: Frederick Bruce Thomas)

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar

  • 1921-1930

    BEYAZ RUSLARIN DÖNEMİ


    Beyaz Ruslar 1930’ların sonuna kadar yeme-içme-eğlence sektöründe ve İstanbul’un kültürel ve toplumsal hayatında çok önemli izler bırakırlar (Deleon, 1994). Rejans, Türkuaz, Degüstasyon, Ayaspaşa Rus Lokantası, Garden Bar, Maxime, Moscovite, George Carpitch, Medved, Rose-Noire, Splendid, Cherezade, Novotny Otel ve Lokantası, Kievski, Kit-Kat Bar ve Restoran, Dulber Restaurant, De Caucasse-Dulber Café, Sarmatov, Petrograd, Nisuaz ve Ankara Pastanesi Beyaz Ruslar tarafından açılan işletmelerden bazılarıdır. (Ekinci, 2017; Küçüksarp, 2017; Baran, 2006).

    #çeşitlilik

    İlgili alıntılar